Çok küçük bir bebeğin gözünden önüne tutulan bir oyuncağı düşünün. Oyuncak ortadan kaybolduğunda bebek bir an için "yok olduğunu" sanır. Nesne kalıcılığı denir buna — bebeğin gözünden çıkanın hâlâ var olduğunu öğrenmesi 8-12 ay sürer.
Daha sonraki bir gelişim aşaması ise nesne devamlılığıdır (Margaret Mahler). Bu sadece "var" değil, "içsel olarak yanımda" demektir: anne odadan çıktığında bebek onun varlığına dair iyi duyguyu içinde taşıyabilir, panik yaşamadan oyuna devam edebilir.
Yetişkin yaşamımızda ve özellikle terapide aynı kavram işler. Terapinizin ve terapistinizin "içsel temsilini" sürekli, sıcak, güvenli tutmak için düzenli aralıkgerekir. Aralar uzadıkça temsilinin gücü zayıflar; çocukluktan kalma "yanımda mı, değil mi?" duygusu yeniden uyanabilir.
İşte bu yüzden klinisyenler "haftalık" sıklığı bir alışkanlık olarak değil, terapinin iyileştirici çekirdeği olarak korur. Düzenli gelmek, terapinin haftaiçi ruh hâlinizde de yanınızda olmasıdır.